- Kadife çiçeği yaprakçıkları yenilebilir, bol miktarda protein içerir.
- Yaprakçıkları çiğ ya da pişirilerek yenebilir.
- Bazı proteinler yüksek sıcaklığa dayanıyor.
- Bu proteinler unlu mamullerde kullanılabilir.
- Bazı proteinler salata soslarında emülsiyon yapıyor.
- Çiçekler ayrıca nemlendirici ve antioksidan özellik gösteriyor.
- Yaprakçıklar lif, kalsiyum, potasyum ve demir içerir.
- Tadı ekşi-otlu ve narenciye andırabilir.
- Sap ve yapraklar acı, çoğu kişi yaprakçıkları yer.
- Kadife çiçekleri uzun zamandır çeşitli kültürlerde kullanıldı.
Zor kelimeler
- protein — vücutta hücre ve kas yapan maddeproteinler
- emülsiyon — iki sıvının karışmasını sağlayan yapı
- nemlendirici — cilde veya yemeğe nem veren madde
- antioksidan — hücreleri serbest radikallerden koruyan madde
- lif — sindirim için gerekli bitkisel madde
- narenciye — portakal limon gibi kokusu ve tadı olan meyveler
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Kadife çiçeği yaprakçıklarını yediniz mi?
- Yaprakçıkları çiğ mi yoksa pişmiş mi yemek istersiniz?
- Salata sosunda kullanmak ister misiniz?
İlgili makaleler
Köklerin sıkışmış toprakta ilerleme yöntemi
Araştırma, sıkışmış toprakta köklerin nasıl yapısal değişiklikler yaparak ilerlediğini açıklıyor. Kökler şişip dış katmanlarını güçlendiriyor, bir transkripsiyon faktörünün yükseltilmesi nüfuz yeteneğini artırıyor; sonuçlar Nature dergisinde yayımlandı.
UNESCO: Eğitim verilerinde büyük boşluklar
UNESCO'nun raporu, düşük gelirli ülkelerde eğitim verilerinde önemli boşluklar olduğunu ve bu nedenle öğrenme sonuçlarını tam olarak takip etmenin zor olduğunu gösteriyor. Rapor bazı bölgelerde kızların eğitimde geride kaldığını da vurguluyor.
Maymun Kanzi hayal kurabildi
Bilim insanları, bonobo Kanzi üzerinde yapılan üç kontrollü deneyin maymunların hayal kurma ve rol yapma yeteneği gösterebildiğini ortaya koyduğunu bildirdi. Bulgular Science dergisinde yayımlandı ve yeteneğin ortak atalarımıza kadar uzanabileceği öne sürüldü.