University of Georgia liderliğindeki araştırma, Calendula officinalis türünden izole edilen proteinleri karakterize etti ve bunları diğer bitkisel protein kaynaklarıyla karşılaştırdı. Sonuçlar kadife çiçeği yaprakçıklarının quinoa düzeyinde protein sağladığını gösterdi ve bazı protein ekstraktlarının nohut ile bezelye proteinlerine göre daha yüksek sıcaklıklarda kararlı kaldığı tespit edildi. Bu termal kararlılık, özellikle unlu mamullerde uygulama potansiyeli sunuyor.
Araştırmada ayrıca bazı kadife çiçeği proteinlerinin emülsifikasyon kapasitesinin iyileştiği belirtildi; bu özellik salata sosları gibi yağ ve su fazlarını bağlaması gereken ürünler için önem taşıyor. Araştırmacılar bazı proteinlerin amino asit bileşiminin ürüne umami benzeri bir tat katabileceğini de vurguladı. Proteinin ötesinde çiçeklerin nemlendirici ve antioksidan özellikleri, yüksek lif içeriği ve kalsiyum, potasyum ile demir gibi mineraller açısından zengin olduğu kaydedildi.
Yaprakçıklar çiğ ya da pişirilerek yenebilir ve kurutulmuş hâlleri çaylarda ve çorbalarda kullanılabiliyor. Tadın ekşi-otlu, narenciye andıran ve neredeyse tarhunumsu bir nota sahip olduğu, süsleme ve besin amaçlı değerlendirilebileceği belirtildi; sap ve yaprakların acı olması nedeniyle genelde yalnızca yaprakçıklar tüketiliyor. Yazarlar tüm kadife çiçeklerinin yenmemesi gerektiğini uyarısıyla beraber, pot marigold (Calendula türleri) ve Tagetes cinsindeki gerçek marigoldların genellikle daha güvenli olduğuna dikkat çekti. Çalışmanın muhatap yazarı Anand Mohan, "Her yıl milyarlarca dolarlık çiçek atılıyor. Bu çiçekleri alıp yiyecek için kullanabilseydik ne olurdu, hayal edebiliyor musunuz?" dedi. Doktora öğrencisi Fidele Benimana ise çalışmanın yenilebilir çiçeklerin beslenme ve gıda formülasyonu için kullanılmamış potansiyelini vurguladığını söyledi. Araştırma ACS Food Science & Technology dergisinde yayımlandı; ek yazarlar UGA ve Indian Institute of Technology-Delhi’den.
- Calendula officinalis'ten protein izole edildi
- Quinoa ile benzer protein düzeyi bulundu
- Yüksek sıcaklıklarda termal kararlılık görüldü
- Emülsifikasyon ve umami potansiyeli kaydedildi
Zor kelimeler
- izole etmek — bir şeyi diğerlerinden ayırıp tek başına almakizole edilen
- karakterize etmek — bir şeyin özelliklerini ayrıntılı olarak tanımlamakkarakterize etti
- termal kararlılık — yüksek sıcaklıklarda yapısını koruma yeteneği
- emülsifikasyon — yağ ve su fazlarını karışık tutma yeteneğiemülsifikasyon kapasitesinin
- umami — et ve sebze tadına benzeyen belirgin bir lezzetumami benzeri, umami potansiyeli
- antioksidan — hücrelere zarar veren maddeleri azaltan bileşiklerantioksidan özellikleri
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Bu araştırmanın yiyecek endüstrisinde kullanım potansiyeli olduğunu düşünüyorsanız hangi alanlarda en etkili olabileceğini ve nedenini açıklayın.
- Kadife çiçeği yaprakçıklarının tadı ve tekstürü göz önüne alındığında hangi yemeklerde veya ürünlerde kullanılmasını önerirsiniz? Örnek verin.
- Yenilebilir çiçekleri ticari olarak kullanmadan önce hangi güvenlik veya düzenleyici konuların çözülmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?
İlgili makaleler
Köklerin sıkışmış toprakta ilerleme yöntemi
Araştırma, sıkışmış toprakta köklerin nasıl yapısal değişiklikler yaparak ilerlediğini açıklıyor. Kökler şişip dış katmanlarını güçlendiriyor, bir transkripsiyon faktörünün yükseltilmesi nüfuz yeteneğini artırıyor; sonuçlar Nature dergisinde yayımlandı.
UNESCO: Eğitim verilerinde büyük boşluklar
UNESCO'nun raporu, düşük gelirli ülkelerde eğitim verilerinde önemli boşluklar olduğunu ve bu nedenle öğrenme sonuçlarını tam olarak takip etmenin zor olduğunu gösteriyor. Rapor bazı bölgelerde kızların eğitimde geride kaldığını da vurguluyor.
Maymun Kanzi hayal kurabildi
Bilim insanları, bonobo Kanzi üzerinde yapılan üç kontrollü deneyin maymunların hayal kurma ve rol yapma yeteneği gösterebildiğini ortaya koyduğunu bildirdi. Bulgular Science dergisinde yayımlandı ve yeteneğin ortak atalarımıza kadar uzanabileceği öne sürüldü.