Yeni bir araştırma stres ile alışkanlık benzeri davranışlar, örneğin içme arasında biyolojik bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Çalışmaya Jun Wang liderlik etti; bulgular eLife dergisinde yayımlandı ve NIAAA tarafından desteklendi.
Araştırmacılar, stres merkezlerinden dorsal striatuma kortikotropin salgılatıcı faktör (CRF) giden bir yol buldu. Dorsal striatumda CRF, kolinerjik ara nöronlar (CIN) denen hücrelere ulaşıyor. Bu hücreler asetilkolin salgılıyor ve davranışların esnek kalmasına yardım ediyor.
Alkol bu sistemi bozuyor: erken yoksunluk sırasında CRF'nin CIN'leri aktive etme yeteneği zayıflıyor ve alkol tek başına da CIN aktivitesini yavaşlatıyor. Bu durum alışkanlıklara ve nüks riskine katkıda bulunabilir.
Zor kelimeler
- bağlantı — iki olay veya durum arasındaki ilişki
- dorsal striatum — beyinde ödül ve hareketle ilgili bir bölgedorsal striatuma, Dorsal striatumda
- kortikotropin salgılatıcı faktör — beyinde stres tepkisini başlatan bir hormon
- kolinerjik ara nöron — asetilkolin salgılayan ara sinir hücresikolinerjik ara nöronlar
- asetilkolin — sinir hücreleri arasında iletiyi sağlayan madde
- yoksunluk — bir madde bırakıldıktan sonra oluşan eksiklik durumu
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Metne göre CIN hücreleri ne yapar? Kısa anlat.
- Bu araştırmaya göre alkol neden nüks riskine katkıda bulunabilir?
- Stresle başa çıkmak için sende işe yarayan bir yöntem var mı? Kısaca açıkla.
İlgili makaleler
Beyindeki bir devre opioid nüksünü azaltabilir
Araştırmacılar prelimbik korteks ile paraventriküler talamus arasındaki bağlantıyı hedeflemenin opioid tekrar bağımlılığını önlemeye yardımcı olabileceğini bildirdi. Çalışma Washington State Üniversitesi'nden ve Journal of Neuroscience dergisinde yayımlandı.
Nadir nöronlar omurilik devrelerini yeniden bağlayabiliyor
Yeni araştırma, nakledilen nadir nöronların omurilik devrelerine bağlanıp bacak kası aktivitesini tetikleyebildiğini gösteriyor. Bu bulgu, felç için gelecekte kök hücre temelli tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.