Utah Üniversitesi'nin yeni genetik araştırması, intihar sonucu ölen kişilerde depresyonun her zaman bulunmadığını öne sürüyor. Araştırmacılar anonimleştirilmiş genetik verileri 2.700’den fazla intihar vakasından topladı ve daha önce ölümcül olmayan intihar düşüncesi veya davranışı bildiren kişilerle bildirmeyenleri karşılaştırdı.
Sonuçlara göre, önceden bilinen intiharcılık öyküsü olmayan grup daha az psikiyatrik tanıya sahipti ve birkaç durum için daha az genetik risk taşıyordu. Bulgular JAMA Network Open dergisinde yayımlandı. Yardıma ihtiyaç duyanlar için 988 numaralı destek hattı kullanılabilir.
Zor kelimeler
- intihar — kendi yaşamına son verme eylemi
- genetik — kişinin biyolojik özelliklerini ve kalıtımı belirleyen
- anonimleştirmek — kişinin kimliğini gizlemek için veri düzenlemekanonimleştirilmiş
- depresyon — uzun süreli çok üzüntü ve umutsuzluk halidepresyonun
- psikiyatrik — zihinsel sağlıkla ilgili olan tıbbi
- tanı — hastanın hastalığını belirleyen tıbbi karartanıya
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Araştırmanın sonucu sizi şaşırttı mı? Kısa yazın.
- Eğer birisi yardım isterse, onu destek hattını aramaya yönlendirir misiniz? Neden?
İlgili makaleler
Kalp krizi sonrası iyileşmeye yardımcı tek doz enjeksiyon
Araştırmacılar, kalp krizi sonrası kalbin iyileşmesine yardımcı olabilecek ve haftalarca etkili olabilen tek doz bir enjeksiyon geliştirdi. Tedavi, kas hücrelerini ANP hormonu üretmeye yönlendiriyor ve kalbi desteklemeyi amaçlıyor.
Kök hücrelere nanocicek ile daha fazla mitokondri sağlanması
Texas A&M mühendisleri nanocicek adı verilen nanoparçacıklarla kök hücrelerin mitokondri üretimini artırdı ve bu mitokondrileri yaşlanan veya hasarlı hücrelere aktardı; bu sayede hücreler enerji ve işlevlerini geri kazandı.