Columbia Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisi ortak çalışması, suyla kaplı pirinç tarlalarında inorganik arsenik düzeylerinin arttığını gösterdi. Araştırmacılar, artan atmosferik karbondioksit ve değişen çevre koşullarının pirinçte arsenik birikimini etkileyebileceğini belirtti.
Uzun süreli inorganik arsenik maruziyeti akciğer, mesane ve deri kanserleri ile kalp hastalıkları ve diyabetle ilişkilidir. Çalışma, pirincin temel gıda olduğu birçok bölgede bu durumun sağlık yükünü artırabileceğini, özellikle Asya’da 2050 yılına kadar etkilerin önemli olabileceğini vurguladı.
Bilim insanları toprak yönetimi, işleme yöntemlerinin iyileştirilmesi, bitki ıslahı ve tüketici eğitimini öneriyor. Ayrıca pirinci yıkamak ve dikkatli pişirmek arseniki azaltmaya yardımcı olabilir.
Zor kelimeler
- arsenik — Doğada bulunan zehirli bir kimyasal element.arseniki
- inorganik — Karbon temelli olmayan kimyasal tür.
- maruziyet — Bir şeyin uzun süre etkisinde kalma durumu.maruziyeti
- birikim — Bir yerde yavaşça toplanma veya artma.birikimini
- toprak yönetimi — Toprağın kullanımı ve korunması ile ilgili uygulama.
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Evde pirinci yıkıyor ve dikkatli pişiriyor musunuz? Neden?
- Sizce toprak yönetimi neden önemlidir? Kısa yazın.
- Evinizde pirinç sık tüketiliyorsa, arsenik riskini azaltmak için ne yapabilirsiniz?
İlgili makaleler
Tedavi Edilmeyen Uyku Apnesi Kalbi Hızlandırıyor
Yeni laboratuvar çalışması, tedavi edilmeyen obstrüktif uyku apnesinin kardiyovasküler yaşlanmayı hızlandırdığını ve erken ölüm riskini artırdığını gösteriyor. Çalışma uzun dönem fare modelinde aralıklı oksijen düşüşlerinin etkilerini inceledi.
Kalori kısıtlaması yaşlı sıçanlarda kas şekerini geliştiriyor
Araştırma, sekiz hafta boyunca yüzde 35 kalori kısıtlamasının 24 aylık sıçanların iskelet kasında protein fosforilasyonunu değiştirdiğini ve insüline yanıtla glikoz alımını artırdığını gösteriyor. Bulgular cinsiyete göre farklı moleküler yanıtlar olduğunu ortaya koyuyor.