Chicago Üniversitesi araştırmacıları, 250 milyon yıllık Thrinaxodon fosilini inceledi. Model ve taramalar zarın çene kavisinde olduğunu ve hava seslerini algılayabildiğini gösterdi. Bu, modern işitmenin evrildiği zamandan yaklaşık 50 milyon yıl daha önce ortaya çıkmış olabilir.
Araştırmada bilgisayarlı tomografi (CT) taramaları ve mühendislik benzetimleri kullanıldı. Ekip fosili üç boyutlu modele dönüştürdü ve farklı ses frekanslarını simüle etti. Sonuçlar çene zarının kulak kemiklerini harekete geçirip işitsel sinirleri uyarabildiğini gösterdi.
Yazarlar bu yöntemin kemik ile iletimden daha etkili olduğunu belirtti. Çalışma PNAS dergisinde yayımlandı ve üniversite ile ulusal kurumların desteğini aldı.
Zor kelimeler
- fosil — Önceki canlıların taşlaşmış kemik veya kalıntısıfosilini
- zar — İnce esnek doku veya membranzarın, zarının
- çene — Ağız bölgesindeki alt ve üst kemiğin parçası
- tarama — Bir şeyi incelemek için yapılan görüntü almataramalar, taramaları
- simüle etmek — Gerçekte olmayan durumu bilgisayarda göstermeksimüle etti
- işitme — Sesleri duyarak anlamak ve tanımak yeteneğiişitmenin
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Bilgisayarlı tarama ve bilgisayar modelleri bu çalışmada neden kullanıldı sizce?
- Bu fosilde çene zarı bulunması modern işitmenin evrimini nasıl etkiler olabilir?
- Eğer bir fosili inceleme fırsatınız olsa hangi özelliğine bakmak istersiniz ve neden?
İlgili makaleler
Saç, Günler ve Aylar Boyunca Kimyasal Maruziyeti Kaydediyor
Teksas Üniversitesi Austin araştırması, saçın ısıtılınca gömülü kimyasalları bırakarak günler, haftalar ve aylar boyunca maruziyet bilgisi verdiğini gösteriyor. Yöntem, iç mekân kaynaklı maruziyeti izlemek için yeni bir yol sunuyor.
Fok ve deniz aslanlarının ses kontrolü beyin bağlantılarıyla açıklandı
Nörobilimciler fok, deniz aslanı ve koyot beyinlerini karşılaştırdı. Difüzyon MRI ile yapılan çalışma, pinnipedlerde korteksten beyin sapına doğrudan yol bulunduğunu ve bunun ses esnekliğini açıklayabileceğini gösterdi.