Araştırma ekipleri, her şarj ve deşarj döngüsünün pilin genleşip büzülmesine yol açtığını buldu. Bu hareket "nefes alma" gibi tanımlandı ve pil içindeki parçacıkların şeklinde küçük değişiklikler yaptı.
Parçacıkların farklı hızlarda hareket etmesi yerel gerilimler oluşturdu. Bu gerilimler çatlaklara ve diğer hasarlara yol açarak pil ömrünü kısalttı. Ekip, operando transmisyon X-ışını mikroskopisi (TXM) ve 3D X-ışını laminografi kullanarak bu hareketleri gerçek zamanlı gördü. Sonuçlar Science dergisinde yayımlandı.
Zor kelimeler
- genleşmek — Bir cismin hacminin veya genişliğinin artmasıgenleşip
- büzülmek — Bir cismin hacminin veya genişliğinin küçülmesibüzülmesine
- döngü — Tekrar eden işlem veya olay dizisidöngüsünün
- parçacık — Çok küçük madde parçası veya tanecikParçacıkların
- gerilim — Maddede oluşan iç kuvvet veya stresgerilimler
- çatlak — Yüzeyde oluşan ince kırık veya yarıkçatlaklara
- mikroskopi — Çok küçük şeyleri büyüterek inceleme yöntemimikroskopisi
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Pillerde çatlak oluşursa ne olur?
- Günlük hayatta pillerin ömrünü korumak için ne yaparsınız?
- Araştırmacıların bu hareketleri gerçek zamanlı görmesi neden önemli olabilir?
İlgili makaleler
Fermentasyonla deniz yosunu daha lezzetli oldu
Future Foods dergisinde yayımlanan çalışma, laktik asit bakterileriyle yapılan fermentasyonun deniz yosununu krem peynir gibi günlük ürünlerde daha hoş kokulu ve tatlı hale getirdiğini gösteriyor. Tüketici tadımları fermente ürünleri tercih etti.
NeuroBridge: otistik iletişimi anlamaya yarayan yapay zekâ aracı
Tufts Üniversitesi araştırmacıları NeuroBridge adlı bir yapay zekâ aracı geliştirdi. Araç, nörotipik kişilere otistik insanların iletişim tercihlerini göstermeyi ve daha açık, doğrudan konuşmayı öğrenmelerini sağlamayı amaçlıyor.
Bağırsakta IgA için yedek antikor sistemi keşfi
Yale araştırmacıları bağırsakta IgA antikorunun üretimi için iki ayrı yol olduğunu buldu. Erken dönem IgA genellikle germinal merkez kaynaklı değil, daha sonra gelen IgA ise germinal merkez kökenli olarak saptandı; bulgu aşı çalışmalarına ışık tutuyor.