Yeni çalışma The American Journal of Psychiatry dergisinde yayımlandı ve yetişkin otizmli katılımcıların beyin genelinde mGlu5 adı verilen bir glutamat reseptörünün daha düşük bulunabilirliğini bildirdi. Araştırma, uyarıcı (glutamat) ve baskılayıcı sinyaller arasındaki dengenin bozulmasının otizme ilişkin farkların altında yattığı fikrini test ediyor.
Araştırmacılar MRI ile beyin anatomisini, PET ile reseptör bulunabilirliğini inceledi. Çalışmada otizmli ve nörotipik yetişkinler karşılaştırıldı; bazı katılımcılarda EEG ölçümleri yapıldı ve EEG aktivitesi daha düşük mGlu5 düzeyleriyle ilişkilendirildi.
Araştırmacılar PET taramalarının moleküler düzeyi haritalamaya yardımcı olduğunu, ancak PET’in pahalı ve radyasyon içerdiğini belirtiyor. Bu nedenle EEG daha ucuz, daha erişilebilir bir yöntem olarak değerlendiriliyor. Çalışma yetişkinleri kapsadı ve daha ileri araştırmaların çocukları, ergenleri ve farklı bilişsel düzeyleri içermesi planlanıyor.
Zor kelimeler
- reseptör — Hücre yüzeyindeki sinyal alıcı proteinreseptörünün
- bulunabilirlik — Bir şeyin ulaşılabilir veya mevcut olma durumubulunabilirliğini
- uyarıcı — Etkinleştirici veya harekete geçirici sinyal veya madde
- baskılayıcı — Aktiviteyi veya hareketi azaltan sinyal veya madde
- denge — İki veya daha fazla etkenin eşit veya uyumlu durumudengenin
- nörotipik — Gelişim veya sinir yapısı açısından tipik olan kişiler
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- EEG’nin daha ucuz ve erişilebilir olması gelecekteki araştırmalara nasıl katkı sağlar?
- Bu çalışmanın çocuklar ve ergenleri de içermesini neden önemli buluyorsunuz?
- Beyindeki uyarıcı ve baskılayıcı dengesi bozulursa günlük yaşamda ne gibi etkiler olabilir?
İlgili makaleler
Araştırmacılar meme hücrelerini destekleyen sentetik jel geliştirdi
UC Santa Barbara'da bir ekip, meme epitel hücrelerini destekleyen alg bazlı bir sentetik membran geliştirdi. Araştırma Science Advances dergisinde yayımlandı ve jelin mekanik ile biyokimyasal özellikleri değiştirilerek hücre davranışının yönlendirilebildiğini gösterdi.
Psilosibin ve beyin kan akışı ilişkisi
Araştırmacılar psilosibin ve benzeri psikedeliklerin nöronal aktiviteyle kan akışı arasındaki bağlantıyı değiştirebileceğini buldu. Fare deneyleri ve insan fMRI verilerindeki benzer etkiler, görüntüleme sonuçlarının dikkatle yorumlanması gerektiğini gösteriyor.