Rockefeller University tarafından yürütülen araştırmada 21 farklı organdan milyonlarca hücre profillendi. Örnekler bir araya getirilip genç erişkin, orta yaş ve yaşlı gruplarıyla karşılaştırıldı.
Araştırmacılar tek hücreli ATAC-seq yöntemini kullanarak her hücrede DNA'nın hangi bölgelerinin açık olduğunu gördü. Bu açıklık hücrenin durumunu ve işlevini göstermeye yardımcı oldu. Çalışma çok sayıda yeni hücre alt türü buldu ve bazı hücrelerin sayısının azaldığını, bağışıklık hücrelerinin ise arttığını gösterdi.
Ayrıca organlar arasında eşzamanlı değişimler ve erkeklerle kadınlar arasında farklar saptandı. Atlasın tamamı epiage.net adresinden erişilebilir.
Zor kelimeler
- organ — Vücuttaki ayrı görev yapan ana bölüm.organdan
- hücre — Canlıların en küçük yapı ve işleyen birimi.hücrede, hücrenin, hücrelerin
- yöntem — Belirli bir işi yapmak için uygulanan yol.yöntemini
- açıklık — DNA'da erişilebilen bölge veya kısım.
- alt tür — Bir türün içinde daha küçük çeşit veya grup.alt türü
- bağışıklık hücresi — Vücudu hastalıklara karşı koruyan hücre türü.bağışıklık hücrelerinin
- karşılaştırmak — İki veya daha fazla şeyi birbirine bakarak incelemek.karşılaştırıldı
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Farklı yaş gruplarıyla karşılaştırma yapmak neden önemli olabilir?
- Bağışıklık hücrelerinin sayısının artması sağlık açısından ne anlama gelebilir?
- Bu atlası internetten incelemek ister misiniz? Neden?
İlgili makaleler
Kadınlarda uzun süren ağrı: Bağışıklık hücreleri ve hormonlar
Yeni araştırma, bazı bağışıklık hücrelerinin ağrıyı azaltan IL-10 molekülünü erkeklerde daha çok ürettiğini ve bunun testosteron gibi cinsiyet hormonlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Bu durum kadınlarda ağrının daha uzun sürmesine katkıda bulunuyor.
Genç Kuşaklarda Hızlı Biyolojik Yaşlanma ve Erken Kanser Artışı
Araştırma, daha genç kuşakların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve bunun 55 yaş ve altındaki erken başlangıçlı kanser oranlarının artmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Çalışma Washington University School of Medicine öncülüğünde ve Team PROSPECT kapsamında yapıldı.