Latin Amerika’da bazı projeler gençlere cinsel ve üreme sağlığı bilgisi veriyor. Bu projeler yapay zekâ tabanlı sohbet botları ve çevrimiçi platformlar kullanıyor.
Peru’da Quechua dilinde bir sohbet botu geliştirildi ve öğretmenler bunun gençlerin anlayacağı bilgi sunduğunu söylüyor. Bir sivil toplum kuruluşu ise WhatsApp ve sosyal medya üzerinden erişilen başka bir yapay zekâ platformu başlattı ve geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor.
Uzmanler ve aktivistler, veriye erişim eksiklikleri ve önyargı gibi sorunlara dikkat çekiyor ve insan denetiminin önemli olduğunu belirtiyor.
Zor kelimeler
- üreme — canlıların yeni birey yapma süreci
- yapay zekâ — bilgisayarların insan gibi düşünme yeteneği
- sohbet botu — insanlarla yazılı konuşan bilgisayar programısohbet botları
- çevrimiçi — internet üzerinden yapılan veya erişilen
- erişmek — bir şeye ulaşmak veya kullanmakerişilen
- önyargı — bilgi olmadan yapılan olumsuz düşünce
- denetim — bir işi kontrol etme veya izlemedenetiminin
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Sen online sohbet botlarından sağlık bilgisi alır mıydın? Neden?
- Bir yapay zekâ platformunun insan denetimine neden ihtiyaç olabilir?
- WhatsApp ve sosyal medya bilgiyi geniş kitleye ulaştırmak için iyi araçlar mıdır? Neden?
İlgili makaleler
Yapay zekada önyargı ve gerçek dünya sorunları
Yapay zeka hızla yayılıyor; Nisan ayında ChatGPT haftalık bir milyar aktif kullanıcıya ulaştı. Araştırmalar önyargılı sistemlerin zararlı etkilerini gösteriyor. Teksas Üniversitesi araştırması, üç ana faktörün önyargıyı artırdığını buldu.
Eşitsizlik Salgınları Derinleştiriyor
Matthew M. Kavanagh, eşitsizliğin toplumları daha savunmasız hale getirdiğini ve salgınları kötüleştirdiğini söylüyor. Borç, teknoloji tekelleri ve sosyal eksikler salgınları uzatıyor; finans, teknoloji ve sosyal politika değişiklikleri öneriyor.
2008 Resesyonu ve Sınıf Kimliğinde Kalıcı Değişim
Yeni araştırma 2008 resesyonunun birçok Amerikalıyı daha düşük sosyal sınıfa ait hissettirdiğini ve bu değişimin kalıcı olduğunu gösteriyor. Çalışmayı Stephen Antonoplis yönetti; dört büyük veri seti yaklaşık 165.000 kişiyi on yıllar boyunca izledi.