Öğrenci Ayaklanması ve Bangladeş'te Siyasi DeğişimCEFR B2
7 Nis 2026
Uyarlanmıştır: Abhimanyu Bandyopadhyay, Global Voices • CC BY 3.0
Fotoğraf: Bornil Amin, Unsplash
Temmuz 2024'teki öğrenci ayaklanması Bangladeş'in siyasi dengelerini değiştirdi. Sokağa çıkan protestolar sonrası Başbakan Sheikh Hasina görevden alındı ve 5 Ağustos 2024'ten sonra binlerce Awami League mensubu ülkeden ayrıldı; bazıları Hindistan'a sığınma başvurdu, diğerleri Birleşik Krallık ve ABD'ye gitti. Mayıs 2025'te Muhammad Yunus liderliğindeki geçici hükümet, Awami League'i Terörle Mücadele Yasası kapsamında yasakladı.
Eski içişleri bakanı Asaduzzaman Khan Kamal Hasina ile aynı dönemde Bangladeş'ten ayrıldı ve Kolkata'da gizlendi. Yaklaşık on dokuz ay yer altında kaldıktan sonra Kamal, Abhimanyu Bandyopadhyay ile yüz yüze görüştü. 17 Kasım 2025'te Bangladeş Uluslararası Suçlar Mahkemesi, Kamal'ı Temmuz ayındaki ayaklanmayla ilişkili insanlığa karşı suçlardan idam cezasına mahkûm etti; başkanlığını Justice Golam Mortuza Mozumder'in yaptığı heyet, Kamal'ı Hasina ile birlikte sorumlu buldu ve malların müsaderesi ile kurban ailelerine tazminat ödenmesine karar verdi.
Siyasi tartışmalar 13. parlamento seçimleri, muhtemel koalisyonlar ve liderlere açılan davalar etrafında yoğunlaştı. Kamal seçimleri "tam bir aldatmaca" olarak nitelendirip oy usulsüzlükleri ve sahte pusula iddialarını dile getirdi; ayrıca Jamaat-e-Islami'nin 68 milletvekili iddialarına dikkat çekti. Bir DGFI ön seçim anketine atıf yaparak %51'in Awami League'i tercih ettiğini öne sürdü (kaynakta editör notu bu verinin kamuya açık olmadığını belirtiyor).
Hukuki tartışmalarda Kamal, yasaların geriye dönük uygulandığını ve mahkeme süreçlerinin savunmaya kapalı olduğunu savundu. Ayaklanma sırasında yaşanan can kayıpları konusunda ekibi yaklaşık 260 ölüm kaydettiğini, daha sonra rakamların neredeyse 600-800'e çıktığını ve Birleşmiş Milletler verilerinin neredeyse 1.400 rakamını sorguladığını belirtti. Awami League, haksızlık kanıtlanırsa sorumluluğu kabul etmeye hazır olduğunu ancak adil yargılama ve kendi delillerini sunma hakkı talep ettiğini açıkladı.