Manyetik rezonans görüntüleme (MRI) doku anatomisini gösterme konusunda güçlüdür ancak hücre içindeki moleküler etkinliği doğrudan ortaya koymaz. Bu sınırlılık üzerine çalışan bir ekip, moleküler aktiviteyi MRI ile görünür kılabilen modüler bir sensör geliştirdi ve sonuçlarını Science Advances'te yayımladı.
Sensör protein tabanlı ve genetik olarak kodlanmış; hücre zarı boyunca su kanalı oluşturan akuaporin kullanılarak tasarlandı. Ekip su hareketine odaklandı çünkü MRI hidrojen atomlarını hizalar ve su molekülleri bu atomları içerir; su hareketi sinyali hücre veya süreçlere özgü hale getirebilir.
UCSB'deki Arnab Mukherjee liderliğindeki ekipte doktora öğrencisi Asish Ninan Chacko sistemi laboratuvarda ayarlamaya yardım etti. Ekip, akuaporini diğer proteinlerle birleştirerek değiştirilebilir genetik devreler oluşturdu ve sistemi "MAPPER" olarak adlandırdı. Yazarlar, bunun hayvanlarda sürekli görüntüleme sağlayarak iç ölçümler için hayvanların öldürülme ihtiyacını azaltmasını bekliyor.
Zor kelimeler
- moleküler — atomlar ve küçük parçacıklarla ilgili
- sensör — çevredeki değişiklikleri algılayan cihaz veya protein
- modüler — bölümleri kolayca değiştirilebilen veya eklenen
- akuaporin — hücre zarında su kanalı oluşturan protein
- hücre zarı — hücreyi dış ortamdan ayıran ince zar
- sinyal — bir cihaz veya sistemin gönderdiği işaretsinyali
- genetik devre — genlerin kontrol edildiği düzenek veya sistemgenetik devreler
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Sizce sürekli görüntüleme yapan bir sensörün hayvan deneylerinde öldürmeyi azaltması neden önemlidir?
- Bu tür genetik olarak kodlanmış sensörler insan tıbbında kullanılırsa hangi uygulamalarda yararlı olabilir?
- MAPPER gibi sistemlerin geliştirilmesinde hangi güvenlik veya etik konuların göz önünde tutulması gerekir?
İlgili makaleler
Zekâ, Beyindeki Ağların İşbirliğiyle Oluşuyor
Araştırmacılar nörogörüntüleme verileriyle beynin organizasyonunu inceleyerek genel zekânın nasıl ortaya çıktığını araştırdı. Çalışma, zekânın tek bir bölgeden değil, birçok beyin ağı arasındaki koordinasyon ve entegrasyona bağlı olduğunu gösteriyor.
Sirkadiyen ritimleri güçlendirmek inme sonrası iyileşmeyi iyileştirebilir
Farelerle yapılan çalışma, günlük ritimleri güçlendirmenin glimpatik akışı artırıp inme sonrası iyileşmeyi destekleyebileceğini gösteriyor. Bulgular hayvan modelleriyle sınırlı olduğu için insan çalışmaları gerekli.