University of Michigan liderliğindeki çalışma, Nature Energy'de yayımlandı ve araçtan eve şarj (V2H) teknolojisinin maliyet ve emisyon etkilerini kapsamlı biçimde inceledi. V2H sürücülerin şebekeden aldıkları ucuz veya temiz enerjiyi araç bataryasında depolayıp daha sonra ev tüketimi için kullanmalarına olanak tanıyor; böylece araçlar hem ulaşım hem de konut kaynaklı sera gazı yükünü azaltabiliyor.
Modelleme çalışmasında ekip, temsil niteliğindeki orta boy bir SUV kullandı ve şebeke enerji maliyeti ile emisyonları, konut stoğunu ve dış ortam sıcaklığını içeren yerel faktörleri hesaba kattı. ABD'yi ortak iklim ve şebeke koşullarına göre tanımlanan 432 bölgeye ayırıp etkileri haritalandırdılar. Sonuçlar bölgeden bölgeye değişti; V2H, ABD nüfusunun %60'ını kapsayan bölgelerde şarj emisyonlarını fazlasıyla dengeledi. Bazı Teksas ve California bölgelerinde maliyet tasarrufları, sürüş için gereken ek elektriğin bedelini bile karşılayabiliyor.
Çalışma, V2H'nin araç ömrü boyunca şarj maliyetlerinde %40 ile %90 tasarruf ve araç ömrü başına 2.400 ila 5.600 dolar tasarruf sağlayabileceğini; konut elektriği kullanımından kaynaklanan yaşam döngüsü sera gazı emisyonlarını ise %70 ile %250 oranında azaltabileceğini buldu. Bu azalmalar 24 ile 57 ton karbondioksite eşdeğer görülüyor. Yazarlar, bu azaltımların fazla sürüş için gereken ek elektriğin neden olduğu emisyonları fazlasıyla telafi edebildiğinde %100'ü aşabileceğine dikkat çekti.
Araştırmacılar kontrol teknolojisinin ABD'de hâlâ erken aşamada olduğunu; ancak yerel enerji şirketleriyle gösterimlerin yapıldığını, ekiplerin optimizasyon, batarya ömrü ve otomasyon üzerinde çalıştığını belirtti. Makalenin eş-yazarları arasında Parth Vaishnav, Jiahui Chen, Hyung Chul Kim, Robb De Kleine, James Anderson ve Greg Keoleian bulunuyor ve ekip ayrıca bir politika özeti yayımladı.