Monte Sierpe, güney Peru'da 1.5 kilometre uzunluğunda ve 5,200'den fazla eşit aralıklı çukurdan oluşan bir alandır. Her çukur yaklaşık bir ila iki metre genişliğinde ve derinliği bir metreye kadar çıkabiliyor. Alan ilk geniş ilgi 1933'te National Geographic'in hava fotoğraflarıyla kazandı.
Antiquity dergisinde yayımlanan yeni çalışmada araştırmacılar sedimentlerden mikrobitkisel analiz ve yüksek çözünürlüklü drone fotoğrafçılığı birleştirdi. University of South Florida'dan Charles Stanish projeye katkı verdi; çalışmanın baş yazarı Jacob Bongers ise University of Sydney'dendir ve UCLA'da Stanish'in öğrencisiydi. Analizler, çukurlarda mısır ve dokuma ile paketlemede kullanılan yabani bitkilerin izlerini gösterdi. Drone görüntüleri çukurların bölümlere ayrıldığını ve matematiksel bir düzeni ortaya koydu.
Araştırmacılar bu kanıtları bir arada değerlendirerek Monte Sierpe'nin anıtsal bir hesap sistemi olarak işlev görmüş olabileceği sonucuna vardı. Site, iki bilinen İnka idari merkezi arasında ve Hispanik öncesi yolların birleşme noktasına yakın bulunuyor; bu nedenle İnka vergi toplama veya devlet yönetimli ticaretle ilişkilendiriliyor. Ekip, çukurlarda bulunan bitkilerin türleri, kökenleri ve olası tıbbi özellikleri üzerine daha fazla çalışma yapmayı planlıyor.
Zor kelimeler
- delik — Bir yüzeyde açılmış boşluk.deliklerin
- araştırma — Bir konu hakkında bilgi toplama.araştırmalar
- topluluk — Bir araya gelmiş insan grubu.topluluklar
- ticaret — Mal alım satımı.
- kullanmak — Bir şeyi amaç için emplemek.kullanıldığını
İpucu: Türkçe metni okurken veya ses kaydını dinlerken, vurgulanan kelimelerin üzerine gel, odaklan ya da dokun; anında kısa tanımlar görünür.
Tartışma soruları
- Deliklerin kökenleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Geçmiş toplulukların bu alanı nasıl kullandığını nasıl hayal ediyorsunuz?
- Bu keşif, Peru'nun tarihini nasıl etkileyebilir?
İlgili makaleler
Hindistan aynı hafta aya iniş yaptıktan sonra güneşi gözlemlemek için uzay aracı fırlattı
Hindistan, Chandrayaan-3 ile ayın güney kutbuna iniş yaptıktan sonra Aditya-L1 adlı güneş gözlemcisini fırlattı. Bilim çevreleri teknik başarıyı övüyor fakat bu görevlerin ülkenin genel bilim bütçesiyle ilişkisi tartışma yarattı.
Yeni çalışma: Beynin mikroskobik parçaları büyük ağları oluşturuyor
Nature Communications’da yayımlanan araştırma, beyin görüntüleri, genetik ve moleküler haritaları birleştirerek hücre ve kimyasalların fMRI ile görülen büyük beyin ağlarına nasıl bağlı olduğunu gösteriyor. Bulgular biliş, yaşlanma ve bazı ruhsal bozukmaları etkileyebilir.